Buhar Kazanlarında Depozit (Birikinti) Oluşumu ; Sebepleri, Sonuçları, Önleme Yöntemleri

Resim 1 : Alev duman borulu kazanlarda depozit oluşumu

Buhar Kazanlarında Depozit (Birikinti-Kışır) Oluşum Sebepleri;

Buhar Kazan sistemlerinde depozit (birikinti-kışır) oluşumunun iki temel nedeni bulunmaktadır. Bunlardan birincisi kazan besi suyu içerisinde bulunan çözünmüş katı maddelerin buhar kazanındaki sıcaklığın etkisi ile çözünürlüklerinin azalarak daha az çözünür bileşikler oluşturması ve bu bileşiklerin boru yüzeyine yapışmasıdır . Buna en iyi örnek sudaki bikarbonatların (geçici sertlik) kazanlarda ısının etkisi ile kırılarak karbonat formuna (kalıcı sertlik) dönerek çökelmesi ile oluşan kireç (kalsiyum karbonat - CaCO3) depozitleridir.
Ca (HCO3)2 + Isı  à CaCO3¯ + CO2 ­ + H2O

Resim 2 : Su borulu kazanlarda depozit oluşumu

Bunun yanı sıra besi suyunda toplam sertlik diye tabir edilen Kalsiyum (Ca++) ve Magnezyum ( Mg++) iyonlarının çeşitli anyonik iyonlar (Silikat-SiO2, Sülfat-SO4 vb) ile oluşturacağı kristal yapıdaki bileşiklerin ısının etkisi ile çözünürlüklerinin azalması ve bunu sonucunda kazan içerisindeki ısı transfer yüzeylerine yapışması ile oluşacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli iyon Silis (SiO2) olup kazan içerisinde meydana gelen silis depozitleri ısı transferini diğer tüm depozitlere göre çok daha azalttığı için kazan suyu ile ilgili tüm standartlarda Silis için limitasyonlar bulunmaktadır.
Ca + SO4 à CaSO4 ¯
Ca + SiO2 à CaSiO2 ¯
Mg + 2 OH à Mg (OH)2 ¯
***Mg + SiO2 à MgSiO2 ¯ *****
Buhar kazanlarında birikinti oluşumunun ikincil sebebi ise kazan besi, buhar ve kondens sistemindeki korozyon ürünlerinin kazanlarda birikmesi ile meydana gelen demiroksit bileşikleridir
4Fe(HCO3)2 + O2 + 2H2O à 4Fe(OH)3¯ + 4CO2 ­
4Fe(HCO3)2 + ısı à Fe(OH)2 ¯ + 2 CO2 ­
4Fe(OH)2 + O2 + 2H2O à 4Fe(OH)3 ¯
2Fe(OH)3 à Fe2O3 ¯ + 3 H2O
Yukarıdaki iki temel sebep yanı sıra buhar kazanlarında depozit oluşumuna sebebiyet veren üçüncül sebep olarak kondens dönüşlerine meydana gelen sert su ile inorganik ve organik bazlı her türlü karışım gösterilebilir. İşletmelerde buhar kullanılan ekipmanlardaki ısı değiştiricilerde (eşanJör) meydana gelen korozyon sonrası kondens dönüşüne karışabilen hammadde, yarı mamül ve mamüller ile yakıt olarak kullanılan fuel oil buhar kazanlarının ısı transfer yüzeylerinde sıcaklığın etkisi birikinti oluşturabilecektir .

Resim 3 : Alev duman borulu kazanlarda fueloil kaçağı ve sertlik kaçağı sebebi ile depozit oluşumu

Buhar Kazanlarında Depozit (Birikinti-Kışır) Oluşumunun Genel Etkileri Nelerdir ;

Buhar kazanları ısı transfer yüzeylerinde depozit (Birikinti-Kışır) oluşumu neticesinde ısı transferi azalacağı için buhar üretimi için daha fazla yakıt kullanma ihtiyacı ortaya çıkacak, kazandaki ısı
transfer yüzeyleri (kazan boruları ve cehennemlik) yeterince soğuyamayacağı için ısıl deformasyona uğrama ihtimali artacak hem de depozit altı korozyonu gündeme gelecektir .

Aşağıdaki çizimde görüldüğü gibi kazan ısı transfer yüzeylerinde oluşan depozitler enerji
kaynağından gelen ısı depozit sebebi ile kazandaki ısı transferi tam olarak gerçekleşemediği için hem buhar üretim verimliliği azalmakta hem de metalin soğuması azalmakta ve ısı bacadan daha fazla
atılmaktadır.

Depozit (birikinti-kışır) oluşumu açısından temiz kazanlarda ise ısı direk olarak suya geçtiği için en ideal şartlarda buhar üretimi gerçekleşmekte ve su ile kazan metali arasında ısı izolasyonu oluşturacak herhangi bir madde olmadığı için kazan metali rahatlıkla soğutulabildiği için termal deformasyon riski ortadan kalkmaktadır.

Depozit (Birikinti_Kışır) Oluşumunun Buhar ve Enerji Maliyetleri Üzerindeki Etkileri ;

Termal İletkenlik katsayılarından da görüleceği gibi Kazan Çeliğinin Termal iletkenliği 690 iken kazan ısı transfer yüzeylerinde oluşacak olan Kalsiyum Karbonat (CaCO3) Termal iletkenliği 35 , Demir Oksit Termal iletkenliği 44 ve Silikat (SiO2) termal iletkenliği ise 1.3 olup izolasyon tuğlası termal
iletkenliği olan 1.5 in bile altındadır.



 
Materyal Termal iletkenlik W/m2K/cm
Kazan Materyalleri  
Kazan Çeliği 690
İzolasyon tuğlası 1.5
Depozitler  
Kalsiyum Karbonat 35
Kalsiyum Silikat 18
Calcium Sulfate 35
Magnezyum Fosfat 33
Silikat Depozit , gözenekli 1.3
Çamurlar  
Kalsiyum Hydroxyapatite 40
Serpentin 38
Demir Oksit  
Magnetic Demir Oksit (Magnetite) 44


Buhar Kazanlarında depozit (birikinti - kışır) oluşumu neticesinde aşağıdaki tablodan da görüleceği üzere, yapılan araştırmalar göre 0.4 mm (1/64 inch) kalınlığında standart birikinti %1 enerji kaybına
sebebiyet vermekte iken, birikinti içeriğinde demir var ise kayıp % 1.6, demir ve silika var ise kayıp  %
3.5 olmaktadır.


 

Buhar Kazanlarında Depozit (Birikinti-Kışır) Oluşumunun Önlenmesi;

Buhar Kazanlarında Depozit (Birikinti_Kışır) oluşumun önlenmesi için öncelikle ilave su olarak daha düşük toplam sertlik içeren Yumuşak Su ve/veya daha düşük çözünmüş katı madde (Bikarbonat, silis, sülfat, demir vb ) içeren ( Reverse Osmose Suyu, Demineralize Su ) kullanılabilir.
Ayrıca kazan besi suyu, buhar ve kondense sisteminin korozyona karşı korunması sağlanarak buhar kazanına daha düşük demir içeren su beslemesi sağlanabilir .
ASME, EN, TS normlarında belirtilen kazan suyu limitlerinin sağlanması ve kazan suyundaki çözünmüş katı madde konsantrasyonlarının çözünürlük limitlerinin altında tutulabilmesi için gerekli kazan blöflerinin düzenli olarak aksatılmadan yapılması gerekmektedir.
Bununla birlikte kazan suyu şartlandırması için Fosfat, Fosfonat ve Polimer bazlı depozit önleyiciler ve/veya bu ürünlerin çeşitli karışımları kullanılarak depozit (birikinti-kışır) oluşumları önlenebilir .
  1. İlave Su / Besi Suyu Arıtma Uygulamaları
    • Besi suyundaki toplam sertliğin (Kalsiyum+Magnezyum) giderimi (Su yumuşatma sistemleri )
    • Besi suyundaki çözünmüş katı maddelerin (Kalsiyum,Magnezyum,Karbonat ve Bikarbonatlar,Silis,Sülfat,demir vb) giderimi (Reverse Osmose ve Demineralize sistemleri )
  2. Kimyasal Şartlandırma Uygulaması
    • İnorganik fosfat bazlı kimyasal kullanımı
    • Organik fosfat – Fosfonat bazlı kimyasal kullanımı
    • Polimer bazlı kimyasal kullanımı
    • Yukarıdaki ürünlerin karışımlarının kullanımı

A- İlave Su / Besi Suyu Arıtma Uygulamaları

Aşağıdaki grafiklerden de görülebileceği üzere hamsu içeriğindeki toplam çözünmüş katı madde yüküne ve hedeflenen su kriterine bağlı olarak çeşitli nitelikteki su arıtma sistemleri kullanılarak istenilen nitelikte ilave su üretimi gerçekleştirilebilir. Sadece ilave su toplam
sertlik değerinin limitlere çekilmesi isteniyor ise su yumuşatma cihazları, ilave su içeriğindeki diğer çözünmüş katı maddeler giderilmek isteniyor ise Reverse Osmosis veya Demineralize sistemler gibi ileri arıtma sistemleri kullanılabilir .



 

1- Toplam Sertliğin Giderimi 

Su yumuşatma sistemleri sudaki toplam sertliğin ( Kalsiyum - Ca ve Magnezyum-Mg ) alınarak yumuşak su ( toplam sertlik = 0 ) üretilmesi amacı ile kullanılır. Su yumuşatma cihazı çıkışı ( yumuşak su ) ile ham su arasındaki tek farklılık toplam sertlik değerinde olacağı unutulmamalıdır,
çünkü yumuşatma cihazının tek fonksiyonu toplam sertliği sıfırlamasıdır. Su yumuşatma üniteleri , tasfiye cihazı veya permatit diye de adlandırılır.
Su yumuşatmada kullanılan temel madde Sodyum ( Na ) formundaki Kuvvetli Katyonik Reçinedir. Bir su yumuşatma cihazındaki işlem , cihaza verilen ham sudaki ( sert su ) toplam sertliğin ( Kalsiyum – Ca ve Magnezyum-Mg ) reçine tarafından tutulması şeklindedir.





Yukarıda görülen bu işlem Reçineye ( R ) bağlı olan Sodyum iyonlarının tamamıyla tükenmesine ve cihaz çıkışında tekrar sert su verilmeye başlamasına kadar devam eder. Yumuşatma cihazından tekrar yumuşak su alınabilmesi için cihazın rejenerasyon ( tuzlama ) işlemine tabi tutulması gerekir. Bir yumuşatma cihazının rejenerasyona alınması için birincil gösterge cihaz çıkışındaki toplam sertlik değerinin yükselmesidir, gerektiğinde cihazdan geçen su miktarı da dikkate alınabilir ( giriş suyu sertliği sabit ise ) ancak cihazın devrede olduğu gün veya saat yanıltıcı olabilir.
Rejenerasyon işlemi üç safhada yapılmaktadır.
  1. Ters yıkama ; Bu bölümde cihaza normal akış yönünün tersinden yani alttan yukarıya doğru su verilerek reçineler üzerinde birikmiş olan kirliliklerin atılması ve reçinenin kabarması sağlanır. (Ters akışkan yataklı sistemler hariç ) Bu işlem zaman zaman mümkün ise hava kullanılarak da yapılmalıdır, bu sayede reçinenin kabarması ve suyun reçine yatağında yol yapmaması sağlanır. Bu süre besleme suyundaki akm, bulanıklılık değerlerine bağlı olarak değişebilir.
  2. Tuz ile rejenerasyon ; Su yumuşatma cihazlarında kullanılan reçineler için rejenerant olarak tuz ( SodyumKlorür-NaCl ) kullanılır. Bu sayede reçineye gerekli olan Sodyum ( Na ) takviye edilmiş olur.
 

 
Genel olrak rejenerasyon işleminde 100 – 250 gr NaCl / 1 Lt reçine olacak şekilde tuz kullanılır. Bu işlemde tuz emiş süresi 60-90 dk aralığında ve reçineye iyice sıvı tuzun temas ettiğinden emin
olacak şekilde yapılmalıdır. Sıvı tuz ile direkt işlem yapılacak ise tuz bomesi 20-25 civarlarında olmalıdır. Aksi halde sistemden alınabilecek yumuşak su miktarı azalacaktır.
  1. Durulama ; Tuz ile rejenerasyon bittikten sonra cihazdaki normal su akış yönünde su akışı
sağlanarak reçine kolonu içindeki Klorür-Cl fazlalığı dışarıya atılır. Bu süre 10-30 dkaralığındadır.
Yukarıda belirtilen tüm bu işlemler bitirildikten sonra cihaz işletmeye alınmadan önce , çıkış suyundaki toplam sertlik , iletkenlik veya klorür miktarları kontrol edilmeli ve sisteme su daha sonra verilmelidir. Bu kontrol sırasında toplam sertlik “ 0 “ , iletkenlik ve klorür değerleri ham su iletkenlik ve klorür değerleri ile eşit olmalıdır.
  1. ) Reverse Osmosis ( Ters Ozmoz ) Üniteleri ;
Ters osmoz cihazlarında çözünmüş katı madde yönünden zengin olan ham su membran
filtrelerden geçirilerek ham su içeriğindeki toplam çözünmüş katı maddeler % 95 – 99 oranında alınabilir. Reverse osmose sisteminde giriş suyu ham su ise antiscalant ( kirec önleyici ) dozajına
özellikle dikkat edilmelidir. Diğer dikkat edilecek nokta ise giriş suyundaki serbest ( bakiye ) klorun
, aktif karbon filtre veya kimyasallar ile alınmış olmasıdır. Bu iki nokta membranların ömürleri
açısından çok önemlidir. Giriş suyunda SDI ( SILT DENSITY INDEX ) analizi yapılması gereklidir. Ro sistemlerinde SDI <3 olmalıdır. Aksi halde ön filtrasyonlarda özel filtreler kullanılmalıdır.
  1. ) Deminerilizasyon Üniteleri ;
Suyun içeriğindeki çözünmüş katı maddelerin iyon değişim methodu ile suda alınarak alınarak suyun toplam çözünmüş katı madde yükünün % 95 – 99 oranında azaltabilen reçineli sistemlerdir. Sistem çıkışında elde edilecek suda istenilen niteliklere göre zayıf ve kuvvetli katyon ( Hidrojen - H formu ), zayıf ve kuvvetli anyon reçinelerin ( Hidroksit - OH formu ) çeşitli kombinasyonları ve Karbon dioksit degazöründen oluşur.
Katyonik reçinelerin konulduğu katyon kolonları vasıtası ile sudaki toplam sertlik, Kalsiyum, Magnezyum, Demir gibi katyonlar alınır. Anyonik reçinelerin konulduğu anyon kolonları vasıtası ile sudaki Sülfat, Silis, Klorür gibi anyonlar alınır
Demineralization sistemlerinde katyon kolonların rejenerasyonunda asit ( Hidroklorik veya Sülfirik asit ) , anyon kolonların rejenerasyonunda ise kostik kullanılır.

B- Kimyasal Şartlandırma Uygulamaları ;

Depozit (birikinti-kışır) inhibitörlerinin seçiminde dikkat edilmesi gereken önemli kriteler, gıda proseslerine uygunluğu (FDA , NSF - G6 ve FDA belgeleri ve limitleri ) , 1 ppm Toplam Sertlik için gerekli olan ürün miktarı, kazanda tutulması öngörülen bakiye ürün miktarı, demir ve silis depozitleri üzerindeki etkinliği ve son yıllarda gelişen polimer teknolojisinin avantajı olarak kazan içersindeki eski depozitler üzerinde on-line temizlik etkisinin bulunup bulunmadığı olarak sıralandırılabilir .
Özellikle Gıda ve İlaç endüstrileri için bu sınıftaki ürünleri tedarik eden firmalardan kesinlikle ürün ile ilgili NSF – G6 belgesi istenmeli veya aşağıdaki link vasıtası ile NSF belgesine sahip olup olmadığı kontrol edilmelidir
https://info.nsf.org/USDA/psnclistings.asp


İnorganik Fosfatlar ; Kazan sisteminde kışır oluşumu yapan Kalsiyum ve Magnezyumu çökeltme yöntemi ile kazan dibinde fosfat çamuru halinde kalmasını sağlarlar. Dip blöf ile bu çamurun kazandan atılması sağlanır.
Önemli dezavantajları kazan suyunda yüksek miktarda pH ve alkalite gereksinimleri olması, kazanda çamurlaşma yapmaları ve inorganik yapıda olduklarından kazan suyu iletkenliğini arttırmalarıdır. Kazan içersindeki çökelme boru yüzeylerinde de olabilir ve bu durum ısı transferlerini önler ve kazan boru yüzeylerinde korozyona sebebiyet verebilir. Demir depozitleri üzerinde çok az etkili, silis üzerinde hiç etkili değildirler. Örnek olarak Sodyum Fosfat verilebilir.
10Ca(2+)+6PO4(3-)+20H(-)----- à3Ca3(PO4)2 . Ca(OH)2 : kalsiyumhydroxyapathiet

Organik Fosfatlar ( Fosfonatlar ) ; Fosfatlara göre daha etkin bir kışır önleme kabiliyetleri vardır. Ancak kazan suyunda zamanla ortofosfata dönüşüp fosfat türü bir reaksiyon verirler. Sonuç itibari ile fosfat ta olduğu gibi kazan içerisinde çamurlaşma yapma ve iletkenliği arttırma özellikleri vardır. Kazan içerisindeki çökelme boru yüzeylerinde de olabilir ve bu durum ısı transferlerini önler ve kazan boru yüzeylerinde korozyona sebebiyet verebilir.
Örnek olarak AMP ( Aminomethylen Phosponate ) ve HEDP ( Hidroxyethylidene di Phosponate ) verilebilir.
Polimerler ; Kazan suyundaki toplam sertliği ( Ca,Mg ) , demir ve silis partiküllerini bünyelerine alarak, homojen bir şekilde kazan suyu içinde bulunmalarını sağlarlar. Böylece kazan içerisinde herhangi bir çamur oluşumu olmaz ve bu kirliliğin hem dip hem de yüzey blöf ile atılabilmesi kolaylaşır. Daha önceden oluşmuş olan kışır tabakalarını çözme özellikleri vardır. Organik yapıda olduklarından kazan suyu iletkenlikleri üzerinde herhangi bir etkileri yoktur. Bu da inorganik ürünlere göre kazan blöfünde kaybedilen ısı, enerji ve su miktarlarında ekonomi sağlar.

PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.